Yüksel Arslan: İlişki Davranış Sıkıntılara Övgü'den Arture'lere (1955-1970) - Mazhar Şevket İpşiroğlu, Orhan Duru, Ferit Edgü, Selahattin Hilav (CEGKTVW9)

0,00
İndirim Oranı : %30 İndirim
Fiyat : ₺12,00(KDV Dahil)
İndirimli : ₺8,40(KDV Dahil)
{{'UrunDetay_TahminiTeslimSuresi' | translate}} : {{UrunDetayModel.product.tahminiTeslimSuresi}} {{'Global_Gun' | translate}}
* ₺1,02 'den başlayan taksitlerle
Telefonla Sipariş

Adet

Artır Azalt
Tavsiye Et

Yüksel'in görüleri karmaşık bir bilinçaltı dünyasını yansıtıyor. Görülmedik yaratıklar ortaya çıkmış. Organları eksik. Kemikleri ve kasları et bağlamamış. Bunlar, dökülmekte olan insan kalıntıları mı, yoksa sanatçının düşüncesinde üreyen yeni bir insan türünün ilk örnekleri mi, anlaşılmıyor. 
-M. Ş. İpşiroğlu-

Maviler kalkıyor yerini soluk renklere, toprak renklerine bırakıyordu. Bilinçaltının olasılıklarını belirtiyordu, bütün iğrençlikleri, özgürlüğü ve somut örnekleriyle. Belki herkes gibi kendi bunalımını da sergiliyordu bu yapıtlarında, olağanüstü ve saygıdeğer bir güçle...
-O. Duru-

Niçin doğayı soyutlamak da İnsan düşüncesini somutlamak değil?
-F. Edgü-

Onun "resmi" (peinture), bir "resim karşıtı"dır (anti-peinture). Bu ayrıca, sanatın insandan ayrı ve onun karşısına dikilen bir gerçek olmasına, yani "sanat içinde yabancılaşmaya" karşı çıkmaktır; insan kişiliğinin ve hür varlığının temel bir şart olarak ileri sürülüşüdür.
-S. Hilav-

Demek, kendime, küçük, toplumdışı, yıkıcı, anarşist, insansala karşı, arturique, patafizik, psychiaRtrique!, Nietzscheci, vs, bir yaşantı seçmiştim.
-Y. Arslan-